Işığı geriye doğru büktüler

Işığı geriye doğru büktüler

University of Rochester uzmanları, bir deneyde ışığı teorik hızının üstüne çıkarmayı başardı.

NEW YORK – Önceki çalışmalar ışığı yavaşlatmayı başarmıştı,

ancak University of Rochester bilim insanları, ışığı teorik ışık hızının üstüne çıkararak,

ışık demetine negatif hız kazandırdı. Deneyde teorik hız limitini aşan ışık, geriye dönüyor.

Araştırmayı yürüten University of Rochester uzmanı Robert Boyd deneyin alışılmadık sonucunu şu sözlerle tanımlıyor, “Dünyanın önde gelen bilim insanları dahi bu deneyin sonuçları karşısında şaşkınlığa kapılıyor, hepimiz anlamaya çalışıyoruz, gerçekten ilginç.”

‘EMİN OLMAK İÇİN DENEYİ ONLARCA KEZ TEKRARLADIK’

Dr. Robert Boyd, University of Rochester’da optikbilim profesörü.

Boyd’un kendi sözleriyle deney şöyle gerçekleşti: “Optik fiberin içinden bir titreşim gönderiyoruz, titreşim fiberin içine henüz girmeden fiberin öbür tarafından çıkıveriyor. Deneyler üstüne deneyler yaptık ve gördük ki; fiberin içinden geçen titreşimin, giriş (input) ve çıkış (output) titreşimleri birleşecek şekilde, geriye doğru hareket ettiğini farkettik.”

TİTREŞİMİN ÖNCÜ UCU BİLGİLERİ FİBERE TAŞIYOR
Boyd şöyle devam ediyor: “Işık titreşiminde önde giden uç, titreşime ait tüm bilgileri ilk taşıyan tarafıdır, fibere ilk bu uç giriyor. Titreşimin tümü fiberin içine girdiğinde, aslında fibere ilk giren uç çoktan fiberin dışına doğru çıkışa geçmiş oluyor. İlk girişi yapan tarafın yanında getirdiği titreşime dair bilgiden, fiber ışık titreşimini öbür tarafında yeniden yapılandırıyor. Titreşimin bir versiyonu fiberin öte tarafına çıkarak giderken, bir diğer versiyonu da fibere ilk giren yere geri dönüyor.”

 


IŞIK NASIL GERİ DÖNÜYOR?
Deneyde, titreşim fibere girdiği zaman, fiberin öte tarafında ikinci bir titreşim oluşuyor. İkinci titreşim de başa geri dönüyor. Geri dönüş yapan titreşim, fiberin baş tarafına ulaştığında, ilk girmekte olan orijinal titreşimin yerini alıyor. Bu sayede ışık henüz fibere girmeden, girmiş gibi oluyor, sonuçta da ışık kendi teorik hızının ötesine geçmiş gibi bir etki yaratıyor. Fibere giren ilk ışık, aynı zamanda çıkan ışığı tanımlamış oluyor.

Einstein’ın hiçbir kuvvetin ışık hızını aşamayacağı hatırlatıldığında ise Dr. Byod şu yanıtı veriyor: “Einstein bilgi ışık hızını geçemez demişti, bu deneyde de ışık bilgiden hızlı davranarak öne geçiyor.”

Pojede Vaziyet Planı Özellikleri ve Çizimi

Vaziyet Planı Özellikleri ve Çizimi
Vaziyet planı 1: 1000 ölçeğinde çizilir ve yapılan projenin en yakın yol – sokak ve
caddedeki elektrik direği ve binaya olan uzaklığının çizilerek gösterildiği, ileride basit
hesaplarda kullanacağımız ölçüleri veren bilgileri içermektedir. Bu ölçüler, projesi çizilen
yapının ana kolon hattından enerji alınacak direğe olan uzaklığı ve hesaplama sonucu
kullanılacak kablo özelliğini içerir. Vaziyet planı bilgileri kolon şemasında kullanılacaktır.
Pratikte vaziyet planı bazen çizilmemekle birlikte genellikle projesi çizilen yapı ile enerji
alınacak elektrik direği arası mesafe 30 metre alınmaktadır ve hesaplamalar bu ölçü üzeriden
yapılmaktadır. Elektrik işletmesi yerleşimdeki hangi hattan enerji vereceğini çizilen vaziyet
planından belirler.
Birden çok abonenin projede yer alması durumunda, bir başka deyişle çoklu
abonelerde numarataj krokisi eklenmelidir.

Bina ana beslenme hattının kesiti ve cinsi, yaklaşık uzunluğu, besleneceği direk
numarası gibi bilgiler projede belirtilecektir.

Machine-to-Machine Nedir

Machine-to-Machine Nedir

Kablolu veya kablosuz makinelerin bir biri ile haberleşmesi sistemleri.

Machine-to-Machine (M2M) teknolojileri kablosuz hem de kablolu sistemler aynı yeteneği diğer aygıtlarla iletişim kurmasına izin vermek anlamına gelmektedir. [1] [2] M2M bir olay yakalamak için bir cihaz (örneğin bir sensör veya metre gibi) kullanır (örneğin, sıcaklık, stok seviyesi, vb gibi), bir uygulama ((kablosuz, kablolu veya hibrid) bir üzerinden geçirilen bir yazılım anlamlı bilgi (örneğin içine çekilen olay çeviren program), öğeleri restocked gerekir ). telemetri kullanımı yoluyla gerçekleştirilir [3] , dil makineleri kullanırken birbirleri ile haberleşme . [4] Böyle bir iletişim, aslında, sonra bir kişisel bilgisayar gibi bir sistem içine yönlendirilen olacağını analiz, uzaktan makineleri röle bilgi ağına sahip bir merkez geri tarafından gerçekleştirildi.

Ancak, modern M2M iletişimi, bire-bir bağlantı ötesinde genişletilmiş ve ağların kişisel cihazlar veri ileten bir sistem olarak değişti. Kablosuz ağların dünya çapında gerçekleşecek genişleme M2M iletişimi için çok daha kolay hale gelmiştir ve güç ve makineler arasındaki iletişim için gerekli bilgi miktarı azaltılabilir. [5] Bu ağlar, aynı zamanda yeni iş fırsatları bir dizi izin [6] ve ürünlerin tüketiciler ve üreticiler arasındaki bağlantıları satılmaktadır.

Son yıllarda, SMS M2M iletişim için giderek daha önemli bir bir aktarım mekanizması haline gelmiştir [ 7 ] aynı anda her yerde avantaj olarak atıf yapılan SMS GSM ve görece düşük maliyetli . Endişeler SMS güvenilirliği üzerinde M2M bir kanal olarak gündeme getirilmiştir [8] Ancak doğrudan yükselişi Sinyal Sistemi 7 bağlı (SS7) SMS ağ geçitleri yüksek güvenilirlik ve onaylamak için teslimat yeteneği sunabilir.

Uzaktan yönetilebilir cihazlar, akıllı şehirler ve biribileri ile daima iletişim halinde olan aygıtlar machine-to-machine kavramı içerisindedir.

Lokasyon, SIM ve GPS tabanlı ulaşım çözümleri, akıllı evler ve sokaklar, akıllı yeni nesil araçlar vb. konuları içermektedir.

İnverterden Servoya Dönüşüm

İnverterden Servoya Dönüşüm
Genelde servo inverterden daha üstün performans koşullarına sahiptir. Bu yüzden inverterden servo sisteme geçilmek istenildiğinde kullanımda çok büyük sorunlar oluşmaz. Ancak aşağıdaki konular ihmal edilmemelidir.
Mekanik boşluklar
Servo ile inverter karşılaştırıldığında, servosürücü yaklaşık iki kat daha fazla torka sahiptir. Bu yüzden, eğer makinenin yapısı kırılgansa, başlatma ve durdurma zamanlarında titreşim oluşur. Bu durumda mekanizmaya ek olarak sağlamlaştırıcı parçalar koyulma ya da servonun kazancı, hassaslığı azaltılmalıdır.

Yükün boyutu
Servo ile inverter karşılaştırıldığında yükün kalkış ataletine karşı servo daha hassas bir yapıya sahiptir. Yük kısmındaki dönme momenti, motor kısmındaki döndürme momentinden çok daha fazla olduğu durumlarda sistemin kontrolü kararsız hâle gelir

Yük kısmındaki moment motor kısmındaki momentten 5-10 kez daha geniş olması durumunda kararsız bir durum ortaya çıkacaktır.
Seçim yaparken dikkat edilmesi gereken en önemli nokta servonun kapasitesinin yüklü sistemin kapasitesi ile uyumlu olmasıdır.

Motor milindeki titreşim
Eğer mekanik titreşim motora bağlı yükte oluşursa, motor milinde sorunlara yol açabilir. Özellikle motor miline takılı enkoder bu titreşimden etkilenir. Bu yüzden titreşim ölçütlerinin minimum düzeye çekilmesi gerekir.

Hız azaltma mekanizmasındaki sapma
Hız azaltan mekanizmanın kullanımında; mekanizmanın çalışma süresinin ölçülmesi gerekir. Buna örnek olarak kayışlı sistemlerdeki sapmadan kaçınmak için kayışın dönme süresinin ölçülmesi verilebilir.

Kabloların uzunluğu
İnverterde kablo uzunluğu en fazla 500m servoda ise sinyal kontrolü yapıldığı için bu uzunluk kısalacaktır. Yaklaşık 50 m’dir.

Servo ile İnverterin Karşılaştırılması

Servo ile İnverterin Karşılaştırılması
İnverter ile servo arasındaki temel amaç birbirinden farklıdır. Bunların seçimine motorun sürme şekli, yüklenme şartları ve bu işin maliyetine göre karar verilir.

 

Ac Servosürücüler nedir ne yapar

Ac Servosürücüler nedir ne yapar
Servosürücüler, servomotorun hız, konum ve torkunu kontrol eder. Günümüzde çeşitli firmalar tarafından üretilen çok farklı özellikli servomotor sürücüleri bulunmaktadır. Her servosürücünün kendine has özellikleri olsa da, iş yapan kısımlar aynıdır.

Genel olarak bir servosürücü iki ana kısımdan oluşur.
Read the rest of this entry »

Motor Torkunu Ölçme nasıldır

Motor Torkunu Ölçme nasıldır
Motorların döndürme momentleri(tork) katologlarda yazılıdır. Ama ya bir motorun katalog değerlerine ulaşamazsak motorun momenti ya da gücü nasıl bulunur?
Eğer motor 0.5 kg’lık bir ağırlığı 2.5 cm yarıçaplı bir bir kasnakla düşürmeden tutabiliyorsa bu motorun torkunun 0.5kg x 2.5cm = 1.25 kg/cm olduğu söylenir. Kaldıraç prensibine göre motor daha az ağırlığı daha büyük yarıçaplı bir kasnakla ya da daha fazla ağırlığı daha küçük yarıçaplı bir kasnakla da tutabilir. Ama moment değeri değişmez.
Momenti hız açısından ele almak için DC motorun kasnağına bağlı bir ipe, belli bir ağırlık asalım. Motora ayarlı bir güç kaynağından 24V verelim. Motor çalıştığı zaman bir takometre ile motor hızını ölçelim. Torkun 10 kgcm ve hızın 1000 dev/dak olduğunu kabul edersek motorun gücü: [][] [/] 97.4NxTkgcmPTNmradsnω==

İkinci adımda 48V uygulayalım. Torku ve dönme hızını aynı yolla elde edlim. Torkumuz 10 kg/cm ve ölçülne hız 2000 dev/dak ise güç, 204[W] olacaktır. Böyle bir deney bize, aynı zamanda motora uygulanan gerilim ve akım değerleriyle (dolayısıyla güç) elde edilen tork arasındaki ilişkiyi gösterir. Gerilim arttıkça dönme hızının artması durumunda motor güç değeri bir noktaya kadar artacaktır. Motor içindeki manyetik alanın doyuma ulaştığı noktada gerilim artsa bile motorun vereceği tork artmaz. Sonuç olarak şunu söyleyebiliriz: Herhangi bir devir sayısında motor çalışma torkunu üettiği müddetçe o noktadaki güç motorun ideal gücüdür.
Diğer motorların aksine servomotorlar nadiren sabit bir hızda uzun süre çalıştırılır. Genellikle sık sık tekrarlanan durma ve kalkma gereken yerlerde tercih edilirler. Ani durumlarda çalışma torklarının 3–5 katı kadar bir tepe torku üretebilirler. Buna bağlı oalrak sargılardan dolaşan akım da 3–5 kat artar.

Motor gücü gerilim ve akım değerlerinin çarpımından elde edildiğinden bu güç, tork için harcanır.

Motor sargılarındaki iletken telin çapını ölçmek mümkün olursa buradan hareketle de çalışma akımına ulaşılabilir.

AC Servomotor Çeşitleri

AC Servomotor Çeşitleri
Daha önceki bahislerde de söylendiği gibi servomotorlarda rotor mili klasik motorlara göre ince ve uzun yapılır. SM ve IM tipli olarak iki çeşidi vardır. Motorun devir, konum ve tork kontrolününün önemli olduğu yerlerde servomotorları kullanmak kaçınılmazdır.

Read the rest of this entry »

Ac Motorda İnverter ile Hız Ayarı Nedir

Ac Motorda İnverter ile Hız Ayarı Nedir
Son zamanlarda geliştirilen elektrikli ev aletlerinde ve ambalaj/paketleme, yatay malzeme taşıma gibi endüstriyel ürünlerde inverter, yaygın olarak kullanılmaya başlanmıştır. Örneğin, çoğu klimada inverter mevcuttur. Klimalarda güç elemanı olarak motor kullanılır. Odanın istenen ortalma sıcaklığı klimada ayarlanır. Eğer klima, Aç–Kapa (On-Off) esasına göre çalışacaksa (klima tam güçte çalışacak ya da hiç çalışmayacak)

Eğer klimanın motoru istenilen hızda serbestçe çalışabilirse ayarlanan sıcaklık değeri her zaman sabit kalacaktır.

İnverter; bir motorun hızını belirli frekans aralıklarında (Örneğin, 0.5 … 320 Hz) ayarlayabilen bir cihazdır.

Her bölüm aşağıdaki şekilde görev üstlenir.
Çevirici kısım : Şehir şebekesinden gelen AC akım, DC akıma çevrilir.
Akım düzenleyici kısım : DC akımdaki dalgalanmaları düzenler.
İnverter kısım : DC akım kaynağı alternatif akım kaynağına çevrilir. Bu işlem yapılırken oluşturulacak yeni AC akımın değişken frekansı burada düzenlenir.
Akım kontrol kısmı : Motor hızı temel olarak bu bölümden kontrol edilir

AC Motorların Klasik Devir Ayarı Nasıldır

AC Motorların Klasik Devir Ayarı Nasıldır
AC motorlar, şebekeden beslenerek sabit hızda çalıştırılırlar. Motor hızının değişimi ya kutup sayısının değişimiyle ya da besleme frekansının değiştirilmesi ile sağlanır. Stator kutup sayısını ikiye katlama, senkron hızı yarıya düşürür. Fiziki olarak kutup sayısının değişimi mümkün olmadığından ayarlanabilir hız ihtiyacının karşılanabilmesi için mikroişlemci tabanlı denetleyiciler geliştirilmiştir. Matkap tezgâhlarında olduğu gibi iki kademeli hızı ayarlanabilen AC motorlarda yardımcı sargı vardır.

Read the rest of this entry »